Ersoy: Anadolu'dan kaçırılan eserleri ait olukları topraklar kazandırmya devam edeceğiz
İstanbu, 2 Kasım (Hibya)-Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın uluslararası iş birliği ve bilimsel veriler ışığında yürüttüğü çalışmalar sonucunda, Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) Türkiye'ye iade edilen 100 kültür varlığı için İstanbul Arkeoloji Müzelerinde tanıtım toplantısı düzenlendi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın uluslararası iş birliği ve bilimsel veriler ışığında yürüttüğü çalışmalar sonucunda, Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) Türkiye'ye iade edilen 100 kültür varlığı için İstanbul Arkeoloji Müzelerinde tanıtım toplantısı düzenlendi. Manhattan Bölge Savcı Yardımcısı Matthew Bogdanos’un da katıldığı programda, farklı ülke ve koleksiyonlara dağılmış Boubon kökenli eserleri bir araya getiren “Kaçış Yok: Boubon” sergisinin de açılışı yapıldı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ABD’den Türkiye’ye iadesi sağlanan 100 kültür varlığını İstanbul Arkeoloji Müzelerinde tanıttı. Aynı programda “Kaçış Yok: Boubon” sergisinin açılışını gerçekleştiren Ersoy, "Amacımız eserleri bir vitrinden alıp başka bir vitrine koymak değil, hikâyeleri ve ait oldukları kültürel bütünlük içinde onları yeniden değerlendirebilmektir" dedi.
ABD’de satışa çıkarılan eserler engellendi
Mayıs 2026’da ABD’deki bir müzayede evinde satışa sunulan Anadolu kökenli eserler için Bakanlığın derhal harekete geçtiğini belirten Bakan Ersoy, hazırlanan bilimsel verilerin Manhattan Bölge Savcılığı ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi (HSI) ile paylaşıldığını aktardı. Yapılan girişimler neticesinde satışın durdurulduğunu ve eserlerin Türkiye’ye iadesinin sağlandığını açıkladı.

Horoztepe buluntuları 70 yıl sonra anavatanında
İade edilen 100 eser arasında Tokat’ın Erbaa ilçesindeki Horoztepe kökenli 40 parçanın özel bir yeri olduğuna değinen Ersoy, MÖ 2300-2000 yıllarına ait törensel müzik aletleri, silahlar ve metal kapların Erken Tunç Çağı Anadolu metal işçiliğini yansıttığını söyledi. Prof. Dr. Tahsin Özgüç’ün bilimsel çalışmalarından ve 1953 yılındaki kaçak kazı kayıtlarından yararlanıldığını belirten Ersoy, yaklaşık 70 yıllık takibin ardından bu iadenin gerçekleştiğini vurguladı.
Düver levhaları Getty Müzesi'nden geri alındı
Burdur’un Düver Köyü kökenli Arkaik Dönem’e (MÖ 6. yüzyıl) ait 44 pişmiş toprak mimari levhanın J. Paul Getty Müzesi’ndeki son grubunun da teslim alındığını duyuran Ersoy, şöyle konuştu:"2022'de ABD'den, 2024'te Danimarka'dan ve 2025'te Virginia Güzel Sanatlar Müzesinden gerçekleştirilen iadelerin ardından Getty Müzesi'ndeki grubu da ülkemize kazandırdık. Her bir parça bize geçmişte yaşanan yağmayı hatırlatırken, aynı zamanda kararlılığın birleştirici gücünü de anlatacak."
Ersoy, bu eserlerin İstanbul Arkeoloji Müzelerindeki diğer parçalarla birleştirileceğini kaydetti.
s
Afrodisia Portresi için 1976 tarihli tutanak dayanak oldu
Afrodisias Antik Kenti’ne ait bir portrenin iadesinde, 1976 yılında bir savcının olay yeri tutanağına yazdığı "Tespit edilip belgelenenler dışında başka eserlerin de çalındığı yapılan incelemeden anlaşılmaktadır" ifadesinin belirleyici bir hukuki kanıt sunduğunu belirten Ersoy, iade edilen grupta tiyatro maskları ve tanrıça heykelciklerinin de yer aldığını sözlerine ekledi.

Boubon’un parçalanan bronz heykelleri sergide buluştu
Burdur’un Gölhisar ilçesindeki Boubon Antik Kenti’nden 1960’lı yıllarda kaçırılan anıtsal bronz heykellerin dönüş sürecini anlatan Bakan Ersoy, başları, gövdeleri ve uzuvları yurt dışındaki farklı koleksiyonlara dağılan eserlerin yeniden bir araya getirildiğini belirtti.
Sergide Lucius Verus, Septimius Severus, Caracalla ve Marcus Aurelius’a ait eserlerin yer aldığını kaydeden Ersoy; Prof. Dr. Jale İnan, gazeteci Özgen Acar, The New York Times yazarları ve İbecik Köyü sakinlerinin tanıklıklarının sürece büyük katkı sunduğunu ifade etti.
Ayak kalıbı uyumu ve kurşun izotop analizleri sonucu Marcus Aurelius heykelinin Boubon bağlantısının kesinleştiğini aktaran Ersoy, 2023 yılında antik kentte kazı çalışmalarının yeniden başladığını müjdeledi.
"Kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz"
Manhattan Bölge Savcılığı, HSI, Dışişleri Bakanlığı, New York Başkonsolosluğu ve eserleri ücretsiz taşıyan Türk Hava Yolları başta olmak üzere tüm katkı sunanlara teşekkür eden Bakan Ersoy, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Anadolu’dan yasa dışı yollarla çıkarılmış kültür varlıklarımızın izini sürmeye ve onları bilimsel, hukuki ve diplomatik çalışmalarla ait oldukları topraklara kazandırmaya devam edeceğiz."